aç / kapat
ObiDergi ekibine kahve ısmarlamak ister misiniz? :)ObiDergi ekibine kahve ısmarlamak ister misiniz? :)
online dergi, dergi, güncel, teknoloji, müzik, spor, internet, sinema, sevgi, edebiyat, hayat, harikalar diyarında aşk, sevgi, şiirler, şiir, mizah, video, video izle,  ipucu, ipuçları

Arama


Gelişmiş Arama

Bir Çaya Bile Kafayı Takar Hale Gelmek

Bir çaya bile önem verenleri düşündükçe kafayı yiyorum...

Kategori  Yazar : Derviş Ömer ÇAĞLAR (dervisomer)
Kategori  Kategori : Hayat Esintileri
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 126
Tarih  Tarih : 23 Temmuz 2008 13:30
ObiDergi ekibine kahve ısmarlamak ister misiniz? :)ObiDergi ekibine kahve ısmarlamak ister misiniz? :)
  Etiket         çay      çay ısmarlama      misafir      cömertlik      cimrilik     


Toplum olarak çok çay içeriz. Öyle ki, sevsek de, sevmesek de; yada canımız istese de istemese de fazlasıyla içeriz şu mereti.

Evde, işte, ofiste; mola verirken, misafir ağırlarken.. yada başka herhangi bir vesileyle…

Canımız sıkıldıkça ve ne yapacağımızı bilmez bir halde ellerimizle oramızı buramızı kaşımaya, koltuğumuza sırtımızı dayayıp şöyle bir gerinerek omurga kemiklerimizi “oh!” diye kütürdetmeye başladığımızda hemencecik aklımıza o rahatlatıcı düşünce gelir: Çay içmek.

Ofisteysek şayet, hemen telefona gider elimiz. Telefonu açan çaycıdan yalvarır bir ses tonuyla “milli abı hayatımız” olan çayı dileniriz. O an canımızın gerçekten çay isteyip istemediğine yada bu içeceğin bünyemize    getirisini-götürüsünü hiç düşünmeden isteriz.

“Çay getir!” yada “tazele çayları!” repliği pelesenk olmuştur yediden yetmişe hepimizin ağzında.

Bu arada dostlar, sözüm kahvehane ve bilumum benzeri mekanlardan dışarı. Çayın ve türevi alkolsüz diğer içeceklerin ana varlık sebebi oldukları bu neviden mekanlardaki çay içme tarzının anlatılışını burada hariç tutuyorum.

Benim bahsettiğim, genelde iş yerlerindeki, çalışma ofislerindeki çay içme alışkanlığına dairdir.

Malum, cumartesi dahil haftanın  6 günü “ofis” denen mekanlarda geçiyor, eskilerin “beyaz yakalılar” dedikleri, kariyer sahibi bizim gibi çalışma erbabının.

Aslında bu çay içme alışkanlığı toplum olarak bizde yaygın bir gelenek haline de gelmiştir, diye düşünüyorum.

Hele odamıza bir misafir geldiğinde, “hoş geldin” deyip kendisiyle merhabalaştıktan sonra, henüz muhabbete başlamadan önce, hemen söze girip “ne içersiniz” diye sorarız.

Bu misafir, uzaklardan gelen çok yakın bir ahbabımız yada akrabamız olabileceği gibi, yan odaların birinde çalışan bir iş arkadaşımız yada kendilerini hiç tanımadığımız ve tamamen iş icabı olarak gelmiş olan bir yabancı bile olabilir.

Yine de kendilerini oturtur oturtmaz, her şeyden önce “ne içersiniz” diye sorarız. Bu geleneğin toplumuzdaki misafirperverliğin ufak bir göstergesi olduğunu düşünürüz. Hatta çoğunlukla “bir şey içer misiniz” diye, direkt “ne içersiniz” ifadesine nazaran daha alt perdedeki bir teklif olan sözü sarf etmeyiz bile. Üstelik, “bir şey içmem” diyenlere mutlaka bir şeyler içmeleri yönünde ısrarcı davranır ve sonrasında kendilerine yeniden bir şeyler ikram etmeye çalışırız.

Bunu yapmak için aman aman öyle cömert olmaya da gerek yoktur. Günde 50 çay ısmarlayana bile toplumumuz “cömert” ve “gönlü bol” gözüyle bakmaz çünkü. Bu konuda normal davranış sergileyen hemen herkesin bu standart cömertliği sergileyeceğini herkes kabul eder.

Şöyle böyle, az buçuk tutumlu olanlar ise; misafirlerine doğrudan “ne içersiniz?” diye sormazlar da, daha dolambaçlı ve daha az istek hissi uyandıran “bir şey alır mıydınız” cümlesiyle bir zarf atarlar. Misafir de zokayı yutup “sağ olasın, almayayım bir şey” demeye kalmadan bizimkiler, hiç ısrarcı olmadan, gözlerini hafifçe önlerine eğerek “peki” deyip bu sıkıcı faslı kapatırlar.

Hele bir de, nadir de olsa, bazıları daha var ki, bu çay söyleme konusundaki cimrilikleriyle insanı çileden çıkarırlar.

Bu gibi kişilerin odasına gidersiniz. Beklersiniz ki “çay içer misin” diye sorsunlar. Fakat, “lügatlerinde “çay tazeleme” yada “başka ne alırsın” diye bir ibarenin bulunmadığı bu gibi kişilere gittiğinizde, 10-15 dakika bekledikten sonra, o sırada oradan geçmekte olan çaycının “bir şey alır mıydınız efendim?” diye sorması üzerine, çaycının sorusunu aynen size yöneltip “ben bir şey içmeyeceğim, sen alır mısın?” diye seni hepten enayi yerine koymaları yok mu…

İnsanın fıttırası geliyor. Bu gibi durumlarda çay içesiniz kalmıyor artık. Her şeyden nefret ediyorsunuz. Günlerden beridir çay içmemiş olsanız bile o kızgınlık ve kırgınlıkla “hayır, içmeyeceğim” diyebiliyorsunuz  o anda.

Odasına misafirliğe gittiğiniz kişinin çay ısmarlamadaki cimriliğinin şiddeti karşısında akıl diye bir şey kalmamıştır sizde. Duyduğunuz kızgınlık nedeniyle, normalde kokusuna bayıldığınız o güzelim çayı yudumlamaktan mahrum bırakırsınız kendini b u gibi durumlarda.

Halbuki, böyle, bir çay ısmarlamayı bile esirgeyen ve çay söylememek için bin bir yolu deneyen kişiler, günde içecekleri 4-5 çayı bedavaya getirmek için oda oda dolaşarak “otlakçılık” yapmaktan da geri kalmadıklarını görürsünüz.

Kendi odaları dışındayken, ısmarlasanız, üst üste 10 çay içmeye “hayır” demeyecek olan bu gibi kişiler, odalarında yalnız başlarınayken, kendi fişleriyle ya hiç bir şey içmezler yada en fazla bir iki çayla iktifa ederler. Yanlarında başkaları olduğunda ise çay ısmarlama olayını asla hatırlamak istemezler.

Bir çayın hesabını bile bu şekilde yapanların en katıları ise, odanıza geldiklerinde sizin hesabınızdan kendilerine çay istemeye bile kalkarlar. Siz onlardayken, bu sefer, “yahu hocam, yarım saat oldu oturduğumuz, bir şeyler söyle içelim de gidelim artık” dediğinizde ise, pişkin pişkin “çay içip de ne yapacaksınız kardeşim” diyerek yüzleri hiç kızarmadan çayın zararlarını sıralamaya başladıklarında, yüzünüzde oluşan kızarıklık yanınızda kar kalır.

Hepimizin etrafında, bir çaya bile bu denli önem veren cimri tipler vardır. Bu gibi kişilere bazen o kadar kıl oluyor ki insan; başkalarına günde 100 çay bile ısmarlasan bir saniye bile düşünmezsiniz. Ama böylelerine ısmarladığın bir çay bile gözünüze batar.

Sizi de, kendilerine söylediğiniz bir çaya kafayı takar hale getiren, onların bu cimri ve sözde uyanık tutumlarıdır aslında.

Etrafımdaki arkadaşlara soruyorum. Bu konuda benimle benzer şeyleri onlar da düşünüyor. Demek ki, bu kafaya takma sorunu sadece bende değil, böylesine cimri insanlarla muhatap olan herkeste varmış.

Her neyse arkadaşlar, bu günlük de bu kadar yeter.

Kendinize iyi bakın…      

   EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Hayat Esintileri

En Çok Okunan Yazılar

Sponsor

DİSLEKSİYE DİKKAT ! Ahmet ADANUR
Ahmet ADANUR
Yeni Paralar Yeni Bir Kriz Salih Onur ZORLU
Salih Onur ZORLU
DAHA KAÇ YIL KALDI Macit IŞIK
Macit IŞIK
Anlatılanlar çok acı ve gerçekti Mehmet ŞENER
Mehmet ŞENER
Öğrenmenin Yolu Bilginin Neresinde? Herman DILDIL
Herman DILDIL
Kriz Tehlike mi? İmkân mı? Ferhat YILDIRIM
Ferhat YILDIRIM
Ömür Boyu Vergi Mükellefi Olmak Derviş Ömer ÇAĞLAR
Derviş Ömer ÇAĞLAR
Ortada Kalan Doğu Fatih Kayiş
Fatih Kayiş
Limon Sözlük: Tolga Erbak Röportajı Merve Deniz
Merve Deniz
Fena BirŞey Sayılmaz Olcay Gür
Olcay Gür
İstanbul'u Sel Götürürse... Bertan TUFAN
Bertan TUFAN
SİGORTA SEKTÖRÜNDE BİR GELİŞME DAHA ALİ ŞAHAN
ALİ ŞAHAN
AKP' nin İLKLERİ... Uğur DAĞCI
Uğur DAĞCI
EDEBİYAT NEDİR? KENAN BIYIKLI
KENAN BIYIKLI
RAP(YEAH!YEAH!:)) Merve SERT
Merve SERT
ED'den Obi'ye Tolga Erbak
Tolga Erbak

Kısa İpuçları

Anket

Yeni Tasarım açık renk mi Koyu Renk mi olsun?



Tüm Anketler

RSS Okuyucu
EkleBunu RSS Ekle Butonu

© 2005-2007 Obi Tüm Hakları Saklıdır.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: Mydesign | Geliştirme & Düzenleme: Obi Online Dergi
Online dergiler
eXTReMe Tracker
sohbet - Chat odaları - Netlog, Siberalem - Netlog - chat - chat - Sohbet odaları - Sohbet - Forex - Trade - Forex Trade - Marketing - Trade Market - car - holiday - car hire - hire a car - book a car - travel - travelling - mesothelioma - mesothelioma patient - mesothelioma facts - mesothelioma cancers - mesothelioma article - mesothelioma treatments - mesothelioma memorial - mesothelioma lung cancer- adsense- adwords- seo- arama motor- arama motoru- arama motorlar- arama optimizasyon- arama motorları optimizasyonu- internet reklam- para kazan- arama motor kayıt- arama motorlarına kayıt - epilasyon - lazer epilasyon - dantel - kadın günlüğü - güzellik - güzellik salonu - solaryum - estetik - cilt bakım - ağda - botoks - zayıflama - masaj salonu - epilasyon merkezleri - kadın - kadınca - saç bakım